Farkında olalım ya da olmayalım, yapay zekanın yükselişiyle karar alma süreçlerimiz kökten değişiyor. Artık “Karar Destek” sistemlerinden, “Karar Zekası” çağına geçiyoruz. Bu, sadece bir teknoloji değişimi değil; kurumların karar mekanizmalarının da yeniden yapılanması demek.
🔹 Karar Destek Sistemleri: Geçmişi Anlatır Raporlar ve tablolarla “ne oldu?” sorusuna odaklanır. Reaktiftir ve nihai sorumluluk hep insandadır.
🔹 Karar Zekası: Geleceği Şekillendirir Veri, analitik ve otomasyonu birleştirerek sadece analiz sunmaz; tahmin ve öneri de üretir. Artık o, karar sürecinde aktif bir katılımcıdır.
Peki, bu noktada insanın rolü ne olacak? Yapay zeka ajanları ve Zero FTE departmanları üzerine dinlediğim podcast sonrası hazırladığım bir önceki LinkedIn gönderimde de belirttiğim gibi; teknolojinin gücü karşısında insana dair bazı varsayımları sorgulamanın tam zamanı:
>> 4 Varsayım :
1. “Sistemler karar verir, insana gerek kalmaz.”
🔹Evet, sistemler örüntü yakalar.
🔹Ama çoğu model korelasyon temellidir, nedensellik kuramaz.
🔹“Bu kararı neden veriyoruz?” sorusunun cevabı hala insana bağlıdır.
2. “İnsan sadece denetleyici olacak.”
🔹Sistem önerir, insan onaylar fikri yaygın.
🔹Ama denetim pasif değil; bağlamı kuran, mimariyi belirleyen aktif bir roldür.
🔹Açıklanabilir yapay zekâ (XAI) gelişse de, mimariyi tasarlamak hala insan işidir.
3. “Sistemler daha objektif; ne diyorsa o.”
🔹Veriye dayalı olmak tarafsızlık gibi görünür.
🔹Ama sistemler tarihsel verilerle eğitilir; önyargıları çoğaltabilir.
🔹Adalet; algoritmik değil, kültürel ve etik bir tercihtir. Bunu insanlar yapar.
4. “Sistemler insanın rakibidir.”
🔹Sistemler hızlı, hatasız ve durmaksızın çalışabilir.
🔹Ancak kriz sezme, bağlam kurma, niyet üretme gibi yetkinlikler hala insana özgüdür.
🔹Gerçek fark, zekada değil; amaç koyma ve sorumluluk alma becerisindedir.
>> İnsanın Yeni Rolü: Karar Mimarlığı
Sistemlerin işlediği devasa veriyi ve ürettiği senaryoları anlamlı kılan şey; bağlam, değer ve amaçtır. Bu, insanın özgün katkısıdır.
🔹Hangi verinin anlamlı olduğunu biz belirleriz.
🔹Algoritmanın hangi etik kurallarla çalışacağını biz tanımlarız.
🔹Çıktıların nasıl ve ne zaman değerlendirileceğini biz yönetiriz.
>> Sonuç: Liderlik otomatikleştirilemez
Sistemleri dışlamak, veriyle düşünme fırsatını kaçırmaktır. Onlara sorgusuzca teslim olmak ise liderlik yetimizi devretmektir. Kararın yönü, amacı ve sorumluluğu bizde kalmalı.
Gelecek, sistemleri sadece kullananların değil, onlara anlam katan ve yön verenlerin olacak.
LinkedIn Articles : “Karar Destek Sistemleri”nden “Karar Zekası”na : İnsan nerede durmalı?
Yorum bırakın