Zero-FTE Departmanlar

McKinsey’in Haziran 2025 tarihli The Future of Work is Agentic podcast’ini dinlerken, konuşmacılardan birinin şu ifadesi dikkatimi çekti:

> “Bazı şirketler, tamamı yapay zekâ ajanları tarafından yürütülen, sıfır insan çalışanlı (Zero-FTE) departmanlar kuruyor.”


Bu ifade, Endüstri 4.0 ile hayatımıza giren “karanlık fabrikalar” kavramının – yani ışığa, havaya, insana ihtiyaç duymadan çalışan otomatik üretim hatlarının – artık ofis ortamına taşındığını gösteriyor.
Bugün konuştuğumuz mesele, üretimden çok bilgi işçiliğine dair. Ve gündemimizde yeni bir kavram var: Zero-FTE Departmanlar.

Dijital dönüşüm süreci ofisin merkezine doğru ilerliyor. Yapay Zekâ Ajanları (Agentic AI) – yani algılayan, karar veren, uygulayan, öğrenen yapay zekâ sistemleri – artık yalnızca içerik üretmiyor; bir süreci baştan sona kendi başına yönetebiliyor.
İşe alım, müşteri destek, bordro, raporlama gibi birçok ofis süreci bu kapasiteyle birlikte dijital ajanlara devredilebiliyor.
McKinsey’nin öngörüsüne göre organizasyon yapılarında artık yalnızca insan çalışan sayısı değil, ajan sayısı da takip edilen bir göstergeye dönüşüyor.

Esasen bu tabloya ulaşmadan önceki aşamada RPA önemli bir kilometre taşıydı. Hem kendi süreçlerimizde hem de pek çok müşterimizde RPA araçlarını etkin biçimde kullandık. Hâlâ da birçok alanda önemli katkılar sağlıyor. RPA, kural bazlı ve tekrarlayan işleri otomatize ederek iş yükünü hafifletti ancak geldiğimiz noktada artık sadece kuralları izleyen “bot” lardan değil, bağlamı anlayan ve görev üstlenen dijital ajanlardan söz ediyoruz. Bir başka ifadeyle : RPA, dijital iş gücünün alfabesini öğretti, Agentic AI ise bu dilde düşünmeye ve karar vermeye başlıyor. Bugün kullandığımız birçok RPA platformunun yakın gelecekte Agentic AI mimarilerine evrilmesi bekleniyor.
Bazı platformlar bu dönüşümü şimdiden başlatmış durumda.

Eğer Agentic AI gerçekten bahsedildiği kadar güçlü gelirse, bu yalnızca teknolojik bir ilerleme olmayacak; organizasyonların yapısal olarak yeniden kurgulanmasını zorunlu hâle getirecek.
İşin nasıl tasarlandığı, ekiplerin nasıl oluşturulduğu, rollerin nasıl tanımlandığı köklü biçimde değişecek. Zero-FTE gibi oluşumlar, kurumları insan ve yapay zekânın birlikte çalıştığı hibrit modellere doğru yönlendirecek.

Bu yeni çalışma düzeninde sadece süreçlerin değil, sorumlulukların, yetki alanlarının ve değer üretiminin de yeniden tanımlanması gerekecek. Ve şu soru daha fazla gündeme gelecek:

> “Bir iş birimi insan olmadan da sürdürülebilir mi?”

Belki de pek çoğumuzun içinden şu geçecek:

> “Sıradaki Zero-FTE adayı benim departmanım olabilir mi?”


Bir sonraki yazımda bu denklemde insanın yeri üzerine düşünmeye devam edeceğim.

LinkedIn Articles : Zero – FTE Departmanlar

Yorum bırakın